Geçenlerde hep oturduğum, ismi petrol ürünlerini çağrıştıran barda her zamanki gibi oturmuş arkadaşlarımın teşrif etmesini bekliyordum. Arkadaşlarım sağolsunlar sık sık geç kalırlar, "küçük" bir işleri çıkar gelmeden önce. Ben öyle oturup etrafı izlerken bir anda gözüm kapıya takıldı. O da ne? Kapıya sığmayan bir adam. Hem de sadece şort var üzerinde. Plaj modunda geziyor yani. Hava da soğuk ama o pek tınlamıyor gibi. İlk başta şaşırsam da kim olduğunu hatırlayınca durumu normal karşıladım. O kapıya sığmayan şortlu adam Sagat'tı ve benim masama doğru yürüyordu...Buyur ettim tabi hemen. Eski dostuz ne de olsa. Oturdu karşıma, yüzündeki burukluğu farkettim. O arada garson kız geldi, ne alırsınız diye sordu. Sagat menüye bakmaya gerek kalmadan söyledi ne istediğini. Rakı içecekmiş, hem de 35'lik istedi. Ben de ortama uymanın en iyisi olduğuna karar verdim ve önümdeki birayı kenara iterek siparişi 70'lik rakıya çevirdim. Birkaç tabak ta meze rica ettik. Kısa sürede masamız donatılmıştı, ama ben hala bu efkarın sebebini merak ediyordum. Herşey tamam olduktan sonra kadehimi kaldırdım, "şerefe" dedim. O anda olan oldu. Sagat'ın sağlam tek gözünden yaşlar akmaya başladı. Boru gibi sesiyle "abi yanıyorum ben" diye sayıklıyordu. Hemen kolunu tuttum, biraz sarstım. Kendini toparlamasını, erkek adamın ağlamayacağını, ne derdi varsa anlatması gerektiğini ve elbet bir çözüm bulacağımızı söyledim. İnci gibi döküldü Sagat...
Çoğu erkeğin başına gelen şey Sagat'ı da vurmuştu. Aşk! Hem de karşılıksız aşk... Herşeyin karşılıksızı fenadır, bilirim. "Abi ben Chun Li'yi seviyorum" dedi. "Daha ne istiyorsun, sevmek kadar güzeli var mı?" dedim. İç çekti, rakı kadehini dikti kafaya. Pakedi uzattım, bir sigara yaktı. Titreyen bir sesle "abi ben seviyorum ama o beni hiç takmıyor, yüzüme bile bakmıyor" dedi. Korkmamasını, bunu halledebileceğimizi söyledim. "Boylu poslu çocuksun, maaşın da iyi, senden iyisini mi bulacak?" dedim. Sigarasından derin bir nefes çekti, "Sorma abi ne zaman yanına yaklaşsam beni tersliyor, hakaret bile ediyor. Kendime olan güvenimi kaybettim bu yüzden. Demin az daha cadde veletlerinden sopa yiyordum, yumruk atamaz oldum." dedi. Üzüldüm haline. Koskoca adam resmen erimiş... Onu teselli etmek için hallederiz filan diyordum ama, çok zor olduğunu da biliyordum. Chun Li'yi tanırım, acaip inatçıdır. Nuh der peygamber demez. Sahneyi gözümün önünde canlandırıyordum, benim bile tüylerim diken diken oluyordu. Yine de benim o akşam Sagat'ı teselli etmem gerekiyordu. Onu öyle bırakırsam bir delilik yapabilirdi. Ben de çalışmalara başladım...
Kadehleri yeniden doldururken "Takımlarını giy, bana gel. Böyle şortla olmaz bu iş. Bir buket çiçek alırız, bir kutu da çikolata yaptırırız. Gider isteriz kızı babasından." dedim. Yeni doldurduğum kadehi yarıya indirdikten sonra "O iş yaş abi, kızın babası seneler önce ölmüş. Yalnız yaşıyo." dedi. İnsan bir kere kötümser oldu mu kurtulması zordur sevgili okurlar. "Oğlum sen de herşeye kötü bakıyorsun, babası yoksa biz de Gen'den isteriz. O da amcası sayılır, baba yarısıdır." dedim. Gözü parladı bir an, kadehi masaya bıraktı. "Harbi mi diyorsun abi, esastan mı?" dedi. Bir çocuk gibi sevinmişti. "Esas tabi, ben sana hiç yalan söyledim mi? Se topla kendini şimdi, Gen sert adamdır, seni böyle görürse ciddiye almaz." dedim. Beni haklı buldu ve bir anda ayağa kalktı. "Kusura bakma abi, seni de meşgul ettim. Akşamını ziyan etmek istemem. Ben şimdi kendimi daha iyi hissediyorum, seni de müsait bir zamanda rahatsız ederim. Şu iş bitsin, dile benden ne dilersen." dedi ve gitti. Bir genci daha topluma kazandırdığım için sevinmiştim, rakı daha lezzetli geliyordu artık. Dışarıdan Sagat'ın sesi geldi : TIGER UPPERCUT! Yazık olmuştu caddenin veletlerine...
ilginç bir yazı. şimdi arkadaşım geç gelen arkadaşlarına çatma vardır hikmeti sonra sen çarpılırsın. sen beklentiklerine say. arkadaşlarını tanıyorum. onlarda senin bekletmenden sıkılmışlar onlarda bekletme kararı almışlar. sagat gelmiş rakı içiyorsunuz adamın sen fazla içme (mümkünse rakıdan uzak dur)sonra çok fazla bahsiş veriyorsun. bu arada sagat senden sonra benim yanıma geldi senin bir cacık yapamadığını işini benim halletmemimi istedi. ve takriben yarım saat sonra Chun Li beni kırmayıp geldi allahın emri peygamberin kalbıyle kendisini kendisinden istedim.(yanlış anlaşılması bana değil Sagat'a) o abi istersin olmazmı senin isteklerin bizim için emirdir dedi. yok canım estafurullah bu iş aşk-meşk işi zorla olacak bişey değil dedim ama o sen uygun gördüysen olur dedi. baş göz ettim. düğün davetiyeleri yakında gelir sana.
YanıtlaSilKARDEŞİM EL ATTIĞIN BİŞEYİ DE BAŞARDA....
MİMİKA...